Yargıtay 19. Hukuk Dairesi
2018/3650 Esas
2020/105 Karar
28/01/2020
“Dava icra takibine konu bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin 2015/12018 esas ve 2016/4704 karar sayılı ve 17/03/2016 tarihli bozma ilamına uyulmuş ancak bozmada belirtilen hususlar doğru olarak değerlendirilmemiştir. 01.07.2010 tarihli belgenin kamu görevlisi olan davacının … Büyükşehir Belediyesi’ne ait taşınmazın kiralanması için düzenlendiği anlaşıldığından, davacının herhangi bir resmi aracılık sıfatı olmadan yasalara aykırı şekilde komisyon ücreti alması ahlaka aykırıdır. Bu nedenle davacıya yapılan ödemeler geri istenebilir. 14.07.2011 tarihli taahhütnamenin de davalı tarafından davacıya yapılan baskı ve tehdit sonucu imzalatıldığı ileri sürülmüşse de davacının taahhütnameyi imzalamasından sonra suç duyurusunda bulunmadığı görülmüştür. Mahkemece tanık beyanlarına göre taahhüdün tehdit ve baskıyla alındığı yönünde kanaat oluştuğu belirtilmişse de dinlenen tanıkların davacının kardeşleri olması ve beyanların görgüye dayalı olmayan soyut beyanlar içermesi karşısında tanık beyanlarına itibar edilemez. Davacı, davalıya vermiş olduğu bonoları kendi imzalamış olup söz konusu bonoların davalıdan satın aldığı taşınmaza ilişkin olduğunu da ispatlayamamıştır. Tüm bu nedenlerle mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.”

