Yargıtay 3.Hukuk Dairesi
2023/3122 Esas
2024/1275 Karar
22/04/2024
“Islah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir. Dava, davacı tarafından 6100 sayılı Kanun’un 180 inci maddesi uyarınca tamamen ıslah edilebileceği gibi, taraflarca 6100 sayılı Kanun’un 181 inci maddesi uyarınca kısmen de ıslah edilebilir. Davadaki talep kısmının arttırılması, davanın kısmen ıslahı mahiyetindedir. Diğer taraftan, ıslah işleminin ne şekilde yapılacağı 6100 sayılı Kanun’un 177 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; ıslah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir.
Somut olayda; davacı vekili 18.05.2022 tarihli celsede, ıslah için tarafına süre verilmesini talep etmiş, Mahkemece davacı vekiline ıslah dilekçesi sunması için 2 haftalık süre verilmiş, davacı vekili verilen iki haftalık süre içerisinde (27.05.2022) tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile talep miktarını arttırmıştır. Mahkemece, 6100 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinde öngörülen bir haftalık süre içerisinde ıslah dilekçesi sunulmadığı gerekçesiyle ıslah geçersiz kabul edilmiş ise de; 6100 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinde öngörülen kesin süre, duruşmada tutanağa geçirilmek suretiyle yapılan ıslah işleminin tamamlanması için verilmesi gereken bir süredir. Bunun dışında ıslah işlemini yapmak için süre talep edildiği haller, 6100 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinde öngörülen kanuni kesin süreye tabi değildir. Davacı vekili, duruşmada alınan beyanında sözlü olarak ıslah işlemi yapmamış, sadece ıslah işlemini yapmak için süre talep etmiştir. Bu nedenle davacının 6100 sayılı Kanun’un 181 inci maddesine göre bir hafta içinde ıslah dilekçesini sunmasına gerek bulunmamaktadır. Kaldı ki, davacı vekili Mahkemece kendisine verilen süre içinde kısmen ıslaha başvurup harcını yatırdığına göre, Mahkeme kararında yazılı olan süreye riayet eden tarafın hak kaybına uğramaması AİHS’nin 6 ıncı maddesinde düzenlenen adil yargılama ilkesinin de bir gereği olmakla ara kararına uygun biçimde gerçekleştirilen ıslaha değer verilmesi gerekir. Bu itibarla Mahkemece; davacı vekilinin ıslah dilekçesi değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”

