Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2017/1906 Esas
2018/112 Karar
07/02/2018
“Somut olayda da davacı karşı davalı erkeğin başka bir kadınla ilişki kurmak, bu kişiyi yakın çevresine “yengeniz” diyerek tanıtıp, sosyal ortamlarda birlikte bulunmak suretiyle açık şekilde sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmıştır. Davacı karşı davalı erkeğe atfedilen bu kusur belirlemesi Özel Daire ve mahkeme arasında çekişme konusu olmamakla birlikte davacı karşı davalı erkeğin annesi olan ve tanık olarak dinlenen M……ç beyanına göre davalı karşı davacı kadının da eşine ” zürriyetsiz, dürzü, gavat” şeklinde hakaret ettiği anlaşılmıştır.
Ancak hemen belirtilmelidir ki, olaya özgü sebeplerle davalı karşı davacı kadının evlilik birliği içinde aleni bir şekilde sadakatsiz bir yaşam süren eşine bu şekilde söylemiş olduğu hakaret sözcüklerinin tepki ile söylenmiş olduğu kabul edilmelidir. Tepki ile söylenen sözler sebebiyle kadını az da olsa kusurlu saymak mümkün değildir. Burada TMK’nın 166/2. maddesi koşullarının oluştuğundan söz edilemez. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında davacı karşı davalı erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışı karşısında kadının sözlerinin tepki olarak söylendiğinin kabulünün olanaklı olmadığı, sarf ettiği sözler sebebiyle az da olsa kusurunun bulunduğu, bu sebeple bozma kararının yerinde olduğu görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş yukarda açıklanan sebeplerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
Bu itibarla, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, tanık beyanlarına, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenler ve özellikle tepki niteliğinde olduğu kabul edilen davranışlarda bulunan davalı karşı davacı kadına boşanmaya sebep olan olaylarda herhangi bir kusur yüklenemeyeceği sonucuna varıldığından davacı karşı davalı erkeğin davasının reddine dair direnme kararı yerindedir.”

