Yargıtay 8.Hukuk Dairesi
2019/6000 Esas
2019/10813 Karar
02/12/2019
“Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK mad.222).
Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 06.12.2006 tarihinde evlenmiş, 09.08.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad.225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. TMK mad.202/1). Tasfiyeye konu taşınmaz, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 03.07.2009 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad.179).
Mahkemece, davalının kişisel mal savunması olmadığı, taşınmazın edinilmiş mal olduğu gerekçesiyle, taşınmazın güncel değeri 158.744.47 TL ise de davacının talebi doğrultusunda 79.000 TL alacağa hükmedilmiş ise de, davalının cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında taşınmazı ailesinin yardımıyla kardeşlerinden aldığı borçlarla edindiği, bu borçlardan bir kısmını hala ödeyemediği, taşınmazı inşaat halinde edindiği, inşaatın boşanma dava tarihi sonrasında tamamlandığı şeklinde savunması bulunduğu anlaşıldığına göre, bu savunma doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak delillerin toplanıp değerlendirilmesi gerekirken davacının kişisel mal savunmasında bulunmadığı gerekçesiyle, davalının savunmalarına ilişkin herhangi bir değerlendirme ve inceleme yapılmadan, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

