Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2017/2414 Esas
2021/298 Karar
18/03/2021
“Eldeki davada davacı; dava dilekçesinin “konu” bölümüne boşanma yazmış, “açıklama” başlığı altında bir takım çeyiz eşyalarının ardından “bir çift burma bilezik, bir takım set, bir kalın bilezik ve bir cumhuriyet altını” şeklinde ziynet eşyalarını saymış, dilekçenin “sonuç” bölümünde ise boşanmaya ve yararına nafaka ile tazminat ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Açıklama bölümünde yer alan eşyalar hakkında ise açık bir şekilde talep sonucunu belirtmemiştir. Bunun üzerine mahkemece; davacıdan, 25.07.2013 tarihli muhtıra ile HMK’nın 119/2 ve 31. maddeleri uyarınca iadesi talep edilen eşyalara ilişkin, cins, miktar, nitelik ve fiyat yönünden açıklama istendiği, davacı tarafın ise 29.08.2013 tarihli dilekçesi ile ziynetler hakkında yeniden “bir çift burma bilezik, bir takım set, bir kalın bilezik ve bir cumhuriyet altını” şeklinde açıklama yapıldığı, böylece ziynetlere ilişkin cins, miktar, sayı, nitelik ve harca esas değerlerinin ne olduğu konusunda dava dilekçesinde yer alan eksikliğin giderilmediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının boşanma davasının yanında malvarlığı hakkına dayalı bir kısım ziynet eşyasının da iadesini talep ettiği, dava dilekçesinde dava konusu edilen ziynetlerin gram olarak ağırlığının ve değerinin belirtilmediği, mahkemece verilen kesin süre içerisinde dava dilekçesinde yer alan bu eksikliğin giderilmediği, hâl böyleyken davacının usule uygun şekilde açılmış bir davasının varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı tartışmasızdır.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyelerce; dava konusu edilen ziynet eşyalarının aynen iadesinin istendiği, bu durumda değer belirtmesinin zorunlu olmadığı, Özel Daire bozma kararının yerinde olduğu, direnme kararının Özel Daire bozma kararanda gösterilen nedenlerle bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca yukarıda açıklanan nedenlerle benimsenmemiştir.”

