Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
2018/5511 Esas
2019/2433 Karar
19/02/2019
“HUMK’nun 443/4. maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının “eklentisi” olan yoksulluk, iştirak nafakası, maddi-manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti de aynı kurala tâbi olup, anılan alacakların icra takibine konulabilmeleri için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Bir başka anlatımla, boşanma hükmü kesinleşmiş ise, eklentilerin (yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilmesi için, eklentiler yönünden ayrıca kararın kesinleşmesi gerekmez.
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan …. 28.01.2016 tarih ve 2014/587 Esas, 2015/28 Karar sayılı kararı ile; “…Birleşen davanın kabulü ile karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı için aylık 500 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine…” ilişkin hüküm kurulduğu, takip talebi ve buna uygun olarak düzenlenen icra emrinin yapılan incelenmesinde, asıl alacağın kaynağı olarak tedbir nafakası yazılmamış ise de, takip talebi ve buna uygun olarak düzenlenen icra emrinin açıklama kısmında dayanak ilam hükmünün belirtildiği, dolayısıyla takibe konu olan nafakaların tedbir nafakası niteliğinde olduğu anlaşılmış olup, anılan nafakanın tahsili için takip dayanağı ilamın kesinleşmesi gerekmez.”

