Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2017/9471 Esas
2018/12221 Karar
03/12/2018
“HMK’nın 198. maddesine göre, tanık beyanı takdiri delillerden olup, hakim tanık beyanı ile bağlı değildir. Tanığın doğru söylemediğine dair belirti ve deliller varsa tanık beyanlarının aksi yönde de karar verebilir. Ancak, HMK’nın 255. maddesi gereği, aksine inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz.( Hukuk Genel Kurulu’nun 30.01.2013 gün E: 2012/2- 697 E., K: 2013/167 sayılı ilam) Bu durumda, dinlenen davacı tanık beyanları, dava konusu edilen 2 çift küpe dışında diğer ziynet eşyalarının davalı tarafça düğünden hemen sonra davacının elinden alınarak bozdurulduğu noktasında birbirini destekler nitelikte ve tutarlılıktadır. Hal böyle olunca; mahkemece, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınarak, davacı tarafça varlığı ve davalı tarafından bozdurularak harcandığı ispat edilen 13 adet cumhuriyet altını, 4 adet yüzük ve 8 adet bilezik yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğu görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

