Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2019/5570 Esas
2019/12070 Karar
10/12/2019
“Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı-davalı erkeğin bağımsız konut temin etmediği, davalı-davacı kadının ise birlik görevlerini yerine getirmediği, intihar girişiminde bulunduğu, eşininin ailesini ve misafirlerin gelmesini istemediği, gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının, davacı-davalı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda 2. bentde açıklandığı üzere; boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-davacı kadın ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda davacı-davalı erkeğin kişilik haklarına zarar verici niteliktedir. TMK 174/1-2 madde koşulları erkek yararına oluşmuştur. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek erkek yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak bu taleplerin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. (TMK m.175) Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi koşulları davalı-davacı kadın yararına gerçekleşmemiştir. O halde, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”

