Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2023/382 Esas
2024/244 Karar
15/05/2024
“Dosyaya yansıyan olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 05.10.2016 tarihinde evlenen ve bu evlilikten üç çocukları bulunan taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Bu sonuç tamamen erkek eşin tutum ve davranışlarından kaynaklanmıştır. Zira kesinleşen olaylara göre boşanma talep eden erkek; başka bir kadınla gayri resmî evlilik hayatı kurmuş, bu sebeple de eşini ve çocuklarını terk etmiştir. Bu olaylar neticesinde boşanmayı kabul etmeyen kadın tarafından; 23.01.2019 tarihinde davalının başka bir kadın ile birlikte yaşadığı, çocukların ve evin ihtiyaçlarını karşılamadığı ileri sürülerek bağımsız tedbir nafakası davası açılmış, bu davaya karşılık erkek eş de 17.06.2019 tarihinde boşanma davası açmıştır. Her iki dava tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılan ve Bölge Adliye Mahkemesince direnmeye esas alınan ceza dosyasının incelenmesinde ise; olay tarihinde tarafların resmî nikahlı evli oldukları, fiilen bir başka kadınla yaşayan erkeğin 05.05.2019 tarihinde ortak konuta geldiği, kıskançlık nedeniyle eşlerin tartışmaya başladıkları, tartışmanın şiddetlenerek kavgaya dönüştüğü, erkeğin eşini yumruk ve tekme ile darp ettiği, buna karşılık kadının kendini savunmaya çalıştığı ve bu sırada tırnağıyla eşini yaraladığı, ne var ki ilk haksız hareketin başka bir kadınla nikahsız yaşamaya başlayan ve eşine vuran erkekten geldiği anlaşıldığından kadın yararına haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamaların ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde; resmî nikahlı eşini ve üç çocuğunu terk ederek başka bir kadınla yaşamaya başlayan, evinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamayan, bu nedenle eşini bağımsız tedbir nafakası davası açmak zorunda bırakan, açılan davanın yargılaması devam ederken 05.05.2019 tarihinde ortak konuta gelerek sadakat yükümlülüğüne aykırı eylemi nedeniyle çıkan tartışmada eşini yumruk ve tekme ile darp eden, yaşanılan bu darp olayından sonra 17.06.2019 tarihinde boşanma davası açan ve belirtilen ceza dosyasına delil olarak dayanan erkeğin bu kusurlu davranışları karşısında, eşinin tekme ve yumruğuna karşı gerçekleştirdiği anlaşılan “tırnakla yaralama” eylemi nedeniyle boşanmaya sebep olan olaylarda az da olsa kusurlu olduğu kabul edilerek münhasıran bu eylemi nedeniyle boşanmaya karar verilmiş olması somut olay bazında isabetli bulunmamıştır. Gerçekten de savunma iç güdüsü ile hareket eden kadının belirtilen eyleminin, kendini savunma ve tepki niteliğinde davranış olduğu hususu tereddütsüz olup bu hâliyle boşanmaya sebep olan olaylarda erkek eşin tam kusurlu olduğu, kadın eşin boşanmayı gerektiren kusurlu bir davranışının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır.”

