Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2017/7150 Esas
2018/7650 Karar
19/06/2018
“Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini; 174/2. maddesi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit oranda kusurlu olup davacı-davalı erkek yararına maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmamıştır. O halde davacı-davalının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m. 175) Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davalı-davacı kadın ayrı yaşamakta haklılığını ispatlamış olup hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak kadın tarafından açılan bağımsız tedbir nafakası davasında (TMK m. 197) “kadının kendisi için tedbir nafakası davasının reddine” karar verilmesi de doğru değildir. Ne var ki, bu hususlar ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı-davacı kadının karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne, Dairemizin 24.10.2017 tarih ve e.2016/6259-k.2017/11544 sayılı onama ilamının kusur belirlemesi, davacı-davalı erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve tedbir nafakası davası yönlerinden kaldırılmasına, hükmün kusur belirlemesi, davacı-davalı erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, kadının reddedilen yoksulluk nafakası ve tedbir nafakası davası yönlerinden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.”

