Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
2017/22522 Esas
2019/6514 Karar
25/03/2019
“Mahkemece, işyerinde yeni yapılanma sonrasında, iki vardiyalı çalışma yapılması kararı alınarak, bu değişikliğin çalışanlara duyurulduğu, davacının çalışma saatlerine itirazı üzerine işveren vekilinin bu şekilde çalışmak istemeyenlerin istifa edebileceğini söylemesi üzerine işyerini terk eden davacının işveren vekilinin ifadesini sözlü işten çıkarma olarak kabul ettiğinin anlaşıldığı, çalışma koşullarında yapılan esaslı değişikliğin işçi tarafından kabul edilmemesi sonrasında, işverenlerin de bilgisi dahilinde değişikliği kabul etmemesi halinde istifa ederek işten ayrılabileceğinin sözlü olarak ifade edilmesi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmadan ve usule uymadan feshedildiği anlamına geleceği, davalının sözleşmeyi 07/02/2015 tarihinde feshetmediği kabul edilse dahi, 13/02/2015 tarihli ihtarında devamsızlıklardan bahsederek mazeretinin bildirilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, davacının haklı mazeretini bildirmediği halde, işveren tarafından ayrıca bir fesih bildiriminde bulunulmadığı, davacıya ulaşmayan fesih beyanının hüküm ve sonuç doğurmayacağı, hizmet döküm cetveline göre 23/02/2015 tarihinde davacının işten ayrılışının bildirilmesi ile davacının sözleşmesinin bu tarihte haksız ve usulsüz feshedildiği kanaatine varılmıştır.
Dosya içeriği ve özellikle dinlenen taraf tanık beyanları dikkate alındığında iş akdinin beraberindeki bir kısım arkadaşları ile hareket eden davacı tarafından iş yerindeki yönetimin değişmesi sonrasında gece vardiyasının sürekli hale gelmesi sebebi ile sona erdirildiği açıktır. İş yerinde gece vardiyasının sürekli hale gelmesi durumunun işverenin yönetim hakkı kapsamında yaptığı bir değişiklik olmadığı, bu halin davacının aleyhine iş yeri şartlarında esaslı değişiklik yarattığı ve çalışma koşullarının ağırlaştığı ve bu durumu kabul etmeyerek iş yerinden ayrılan davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek kıdem tazminatının kabulü, ihbar tazminatının ise reddi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

