Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2024/10252 Esas
2024/14467 Karar
04/11/2024
“Dairemizin yerleşik kararlarında da belirtildiği gibi işçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması hâlinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bunun sonucu olarak da işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların kazanılması mümkün olmaz.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi hâlinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü hâlinde dahi kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa likit bir alacaktan söz edilemez.
Dosya içeriklerine göre başvurucu işçiler tarafından işveren aleyhinde açılan işe iade davaları neticesinde başvurucu işçilerin işe iadesinin, sendikal tazminatın ve 4 aylık boşta geçen süre ücretinin ve diğer haklarının hüküm altına alındığı, işe iadeye ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine başvurucu işçilerce kanuni süresi içinde işe başlamak için işverene noter aracılığı ile ihtarname keşide edildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu itirazın iptali davalarında işçilerin 10 iş günlük süresi içinde işe başlatılma başvurusunda bulunduğu noktasında taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı gibi işverence bu başvuru karşısında işçilerin işe başlamaya davet edildiği yönünde bir savunma da yapılmamıştır. Bu durumda takip konusu boşta geçen süre ücreti alacağının varlığı noktasındaki uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği söylenemeyeceğinden mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir.”

