Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
2017/20958 Esas
2019/5186 Karar
06/03/2019
“İşverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır.
Somut olayda; dinlenilen tanık beyanlarına göre davacının davalı iş yerinde beş yılı aşkın süredir servis şoförlüğü yaptığı ve gerektiği taktirde de kamyonetle şehirler arası mal taşıdığı, feshe konu olan olaydan önce de davacının iş verene ait olan kamyonet ile mal taşımak üzere … iline gittiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan 14.07.2012 tarihli …ve …’e ait işveren tarafından alınan ifade tutanaklarında davacının 07.07.2012 tarihinde ifadesi alınan şahıslarla … ilinde iş için buluştuğu ve onlara lastiğinin patladığını, tamirciye ihtiyacı olduğunu, tamirciyi nerede bulabileceğini sorduğunu belirttikleri, 10.07.2012 tarihli muhasebe personeli …imzalı tutanaktan da …’ya döndükten sonrada lastiklerdeki problemden muhasebe personeli olan…’u bilgilendirdiği anlaşılmaktadır. Bu anlatılanlar kapsamında davacının eylemi değerlendirildiğinde davacının … iline gidişi esnasında lastiklerdeki problemin varlığı hakkında bilgisinin olduğu ve buna rağmen iş ve mal güvenliğini tehlikeye atar bir şekilde hareket ettiği kanaati oluşmamaktadır. Her ne kadar daha sonraki süreçte iş yerinde çalışan diğer kişiler tarafından kamyonetin lastikçiye götürülüp lastiklerinin kesici bir aletle kesildiği tespit edilmiş ise de lastiği, kesici bir aletle kesilen kamyonetle davacının … ilinden …’ya dönüşünün mümkün olamayacağı, bu durumda söz konusu kesiklerin davacının … ilinden dönüşü sonrası oluşmuş olabileceği anlaşılmaktadır. Tüm anlatılanlar kapsamında davacının iş güvenliğini bilerek veya taksirle tehlikeye soktuğu ve davalı iş verene ait kamyonetin davacının kusurlu veya taksirli bir hareketi ile zar gördüğü de şüpheden uzak bir şekilde dosya kapsamından anlaşılamayıp, davalının bu durumda haklı fesih iddiasını her türlü şüpheden uzak ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği halde yazılı gerekçe ile bu taleplerin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozma sebebidir.”

