Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2015/32263 Esas
2019/2554 Karar
04/02/2019
“Somut uyuşmazlıkta, feshe konu olayın bizzat davacının savunmasında bildirdiği üzere ” 09.06.2013 günü 18:00 sıralarında ikindi namazını kılmak için mecside girmiştim. Namazı kılarken mescidin kapısının önünde kalabalık bir grubun bağrışları, çığlık atışları dikkatmi çekti ki, bunları yapanlar bunu sürekli yapan…,…,… isimli şahıslardır. Namazımı bitirdikten sonra mescitten çıkarken reyonda tanıştığımız müşterimizde mescide girmekte idi. Orada ufak bi konuşma sonrasında ben mescidten çıktım. Mescide giren müşterimiz mescidin yerini ismi geçen şahıslara sordu, onlar da tarif etti yani mescidin dolu olduğunu onlar biliyordu. Sonra ben mescitten tuvalete geçtim onlar tam ortada duruyorlardı, tuvalet ve mescit arasında müşterimizin sakallı ve cubbeli oluşundan olsa gerek ki, mescitte karşılaşmamız sırasında (müşteri ile konuşurken) ismi geçen şahıslar arasında kaş-göz İşareti yapmaları dikkatimi çekti. Mescitte tek olsa idim onları uyarmazdım çünkü ben aynı kişilerin aynı saatlerde aynı muhabbetlerine (abuk sabuk gülmelerine, bağırış çağırışlarına, mescidin etrafında yaptığı saygısızlıklara defalarca şahit oldum) ama sadece mescitte ben olduğum için uyarma gereği duymadım. Ben tuvalete girdikten sonra müşterinin mescitte olduğunu bilmelerine rağmen aynı şekilde, bir erkeğe yakışmıyacak şekilde gülüşmeler, bağrışmalar, çığlık atmalar devam etti. Ben de tuvaletten çıkarak “ne bağırıyorsunuz kadın gibi sesler çıkartıyorsunuz ayıptır” dedim. Murat isimli şahıs “ne diyorsun sen ya” tarzında bir şeyler dedi. Bende “insanlar namaz kılıyor, biraz saygılı olun” dedim o sırada murat isimli şahısla kafa kafaya geldik.Omuzunda küçük bir çanta vardı. Onu omuzundan yere bıraktı, ben ona vurmasam o bana vura çaktı. Üzerinde ki çantayı yere atıp kafa kafaya gelmemizden sonra ona vurdum. Daha sonra arkadaşları benim üzerime saldırdı. (vücudum tırnak, yara bere izleri ile dolu) tuvalette bana saldırdılar, bizi kızlar gelip ayırmaya çalıştı. Aralarından kaçmayı başardım, reyona çıktım o sinirle sopa tarzı bir şey aradım. Gömleğimin yırtıldığını ,kaşımın kanadığını,kolumdaki darp izlerini gördükleri için arkadaşlarım yanıma geldiler.Beni sakinleştirmeye çalıştılar. Ben tekrar koşarak dışarıya çıktım. Kesinlikle anlatıldığı gibi arkadaşlarım kavgaya dahil olmaları için çağırmadım, o halde beni gören arkadaşlarım da arkamdan gelmişler, orada tekrar aramızda münakaşa oldu ama kesinlikle arkadaşlarım duruma sadece ayırmak için müdahale ettiler.Bütün arkadaşlarım da buna şahittir.Dahil olsalardı bu olay çok çok büyürdü.Namaz kılan müşterimiz de konuşmaları olay sırası duymuş, daha sonra beni savunmak için “Bu arkadaş geldi arkadaşları uyardı biraz sessiz olun diyerek” sonra bağrışmalar oldu diyerek beni savunmuştur, en büyük şahit odur. Reyonda da yöneticilere ve reyondaki arkadaşlarıma durumu anlatmıştır. Arkadaşlarıma da sorabilirsiniz.” şeklinde beyanda bulunduğu, davacının tartışmayı başlatan ve fiili olarak ilk saldıranın kendisi olduğunu açıkca beyan etmesi karşısında anılan eylemlerin davalıya haklı fesih imkanı verdiği anlaşıldığından mahkemece davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine aksi gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

