Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2022/9519 Esas
2023/283 Karar
18/01/2023
“Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki (2) nolu paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Toplanan delillerden İlk Derece Mahkemesince belirlenen kusurlu davranışların gerçekleştiği, bu kusurlara göre erkeğin; kendi annesinin eşine yönelik sürekli ve mücerret olmayan hakaretlerine maruz bırakılan kadını bu hakaretleri gerçekleştiren annesi ile birlikte yaşamaya mecbur bıraktığı ve aynı evde yaşama konusunda ısrarlı davrandığı, erkeğin bu kusurlarının Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu, kadının hakaret görmesine neden olunarak bu davranışa sessiz kalma ve birlikte yaşama konusunda ısrarcı olmak suretiyle baskıcı davranma şeklindeki erkeğin kusurunun kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası koşulları kadın yararına oluşmuştur. Hal böyle iken kadın yararına uygun miktarda manevî tazminata karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”

