Yargıtay 11.Hukuk Dairesi
2021/2679 Esas
2022/6941 Karar
12/10/2022
“Karıştırma ihtimalinin tespitinde, marka olarak kullanılan ibare ve şekillerin birbirlerine benzerlikleri, bütüncül bir bakış açısıyla görsel, kavramsal ve sesçil açıdan değerlendirilmelidir. Önemli olan bütüncül bir yaklaşım sonucu oluşan genel intibadır. Ayrıca ayırt edicilik algısının ortaya çıkmasında, şekil unsuruna nazaran yazı ve ses unsuru insan zihninde daha yüksek bir iz ve etki bırakacaktır. Çünkü tüketici kitlesi, daha önce gördüğü, satın aldığı veya kullandığı mal veya hizmet markalarını, kendi zihninde bıraktığı, geçmişte kalan iz ve genel intibaya göre değerlendirecektir. Markanın tescilli olduğu emtiaların benzerliği, pazarlandığı coğrafya, hedef kitlenin niteliği, markanın fiilen kullanılıp kullanılmadığı, markayı taşıyan ürünün insan hayatındaki yeri ve önemi, markanın yüksek ayırt edicilik gücü, markanın işlevsel gücü vs. bütüncül yaklaşımda, öncelikle dikkate alınması gereken unsurlardır.
Somut olayda, davacı önceki tescilli “KOTON” ibareli ve esas unsurlu markalarına dayanarak davalı tarafından sonradan tescil edilen “COTTONIL” markasının hükümsüzlüğünü istemiş olup hükümsüzlüğü istenen davalıya ait sonraki tescilli “COTTONIL” markası hükümsüzlüğe dayanak gösterilen önceki tarihli davacıya ait “KOTON” ibareli markalar ile aynı sınıflarda tescillidir. Diğer bir ifade ile taraf markaları aynı ve/veya benzer malları kapsamaktadır. Ayrıca, davalı markasına konu emtia ile ana ticari faaliyet konusu giyim eşyaları üretmek ve satmak olan davacının itiraz gerekçesi markasına konu emtialar gözetildiğinde ve anlamsal, görsel ve fonetik yönden değerlendirme yapıldığında, taraf markaları birbirinin aynı ve/veya benzeri ve/veya birbirinin devamı intibaını oluşturacak şekilde benzer olup, SMK’nın 6/1.maddesi hükmü anlamında ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali ve/veya tehlikesi olduğu ihtimali görülmektedir. Taraf markalarına konu işaretler arasındaki ayniyet dikkate alındığında, giyim eşyaları yönünden “KOTON” markasını gören, bilen, satın alan ortalama tüketici kitlesinin, daha sonra başvuruya konu giyim eşyaları üzerinde COTTONIL markasını gördüklerinde her iki ticari işletme arasında bağlantı olduğunu her ikisinin de aynı ticari işletme tarafından üretildiği veya satıldığı düşüncesine kapılma ihtimallerinin yüksek olduğu, markanın bu haliyle tanımlayıcı olduğundan söz etmenin mümkün olmadığı, başvuru markasının tesciline dair TürkPatent YİDK kararının yerinde olmadığı kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, İlk derece Mahkemesince davanın reddine ve bu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”

