Danıştay 5. Daire
2016/18282 Esas
2019/6102 Karar
20/11/2019
“Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeline Görevlerinde Kullanılmak Üzere Bedeli Mukabili Zati Demirbaş Tabanca Satışına Dair Yönetmelik, Emniyet Genel Müdürlüğünce temin edilen tabanca ve mermilerin, emniyet hizmetleri sınıfı personeline görevlerinde kullanılmak üzere, bedeli karşılığında zati demirbaş tabanca olarak satılması ve bu tabancaların geri alınması usul ve esaslarını düzenlediğinden dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken özel mevzuat durumunda olup bu Yönetmelik uyarınca zati demirbaş tabancanın personelin memuriyeti süresince devlet malı silah statüsünü muhafaza ettiği açıktır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar davalı idarece hırsızlık olayının gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılamamakla birlikte davacının mazeretinin ikna edici olmadığı sonucuna varılmış ise de, soruşturma raporu ile dava dosyasındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, davacının ikametgah adresinde hırsızlık olayının yaşanmış olmasının ihtimal dahilinde olduğu ve bu olayın kesin olarak yaşanmadığı sonucuna varılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mevcut deliller dikkate alındığında gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda kesin bir saptama yapmanın mümkün olmadığı, hırsızlık olayı üzerindeki şüphenin davacının aleyhine yorumlanması ve bu olayın davacının zati demirbaş silahını ihmal nedeniyle yitirdiğine kesin delil olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, silahın kaybedilmesinde davacıya atfedilebilecek somut bir tedbirsizlik veya kusur bulunduğu da ortaya konulamadığından, davacının üzerine atılı “Devlet malı araç, gereç, silah ve mermisini ihmal nedeniyle yitirmek” fiilinin sübuta ermediği ve bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.”

