Yargıtay 21. Hukuk Dairesi
2016/12322 Esas
2018/1190 Karar
13/02/2018
“İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Öte yandan, gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır.
Somut olayda, davacı taraf işyeri kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını noksan düzenlendiğini iddiasındadır. Davacı işçinin olay tarihi itibarıyla pres bölümünde ustabaşı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Hal böyle olunca bu vasıftaki bir sigortalının asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği açıktır. Yapılacak iş, ilgili meslek odasından, TÜİK’den, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sorarak kazalı sigortalının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirleyrek davacının maddi zararını yeniden hesaplatmak ve tüm delilleri bir arada değerlendirerek usuli kazanılmış hakları da gözeterek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu açıklamalara aykırı olarak maddi tazminatın hesabında esas alınan ücretin hatalı olarak tespit edilerek hesap raporun hükme esas alınması bozma sebebidir.”

