Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2024/2307 Esas
2024/2031 Karar
25/03/2024
“Dava, ipoteğin kaldırılması ve aile konutu şerhi konulmasına ilişkin olup, Mahkemece, Van ili, İpekyolu ilçesi, Hanikoğlu mahallesi, 736 ada 138 parsel sayılı taşınmazın münhasıran zemin katında bulunan ve taraflarca aile konutu olarak kullanılan taşınmaz üzerinde tesis olunan ipoteğin kaldırılmasına ve konut üzerine aile şerhi konulmasına karar verilmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalarda, taşınmazın arsa ve bina değeri birlikte hesaplanarak aile konutunun değeri belirlenmiş olup, Mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilmeyerek, gerekçede açıklandığı üzere aile konutunun değeri, arsa değerini içermeyecek şekilde sadece bina değeri üzerinden yapılan hesaplama ile belirlenmiştir. Bununla birlikte, aile konutuna denk gelen ipotek bedeline ilişkin oranlama yapılırken ise arsa değeri ile birlikte bina değerinin toplamı baz alınmıştır. Bu nedenlerle, Mahkemece, aile konutunun değerinin tespiti için bina ve arsa değerlerinin birlikte hesaplanması ve hesaplama sonrası yapılacak oranlama ile aile konutuna denk gelen ipotek bedeli bulunarak, bu bedel ile sınırlı olacak şekilde ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İpotek tesis tarihinde taşınmaz tapuda arsa vasfıyla kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere iki katlı betonarme ev bulunduğu, taşınmazda kat mülkiyetine geçilmediği, zemin kat olan bağımsız bölümün tarafların aile konutu olduğu, uyuşmazlık konusunun, aile konutu olarak kullanılan bağımsız bölüm üzerine konulan ipoteğin kaldırılması ile sınırlı olduğu ve bu bölüm ile sınırlı olmak üzere ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği, kararın kısmen kabulü niteliğinde olmadığı, arsa vasıflı olan taşınmazın diğer bölümleri yönünden ipoteğin geçerliliğini koruduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusunun aile konutuyla sınırlı olduğu ve bu yönüyle davanın tümüyle kabul edildiği halde, Mahkemece davanın kısmen kabul edildiği gerekçesiyle davalı banka yararına nispi vekâlet ücreti takdiri usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

