Yargıtay Ceza Genel Kurulu
2016/1419 Esas
2020/38 Karar
28/01/2020
“Avukatlık Kanunu bakımından icra daireleri önünde alacak tahsil ve takibi ile ilâmların icrası, avukatlık tekelinin söz konusu olduğu ‘adli işlemler’den (Avukatlık K. m. 35, I) sayılmaktadır. O nedenle icra müdürü adli memur olarak nitelendirilir; yaptığı işlemler de Avukatlık Kanunu m. 35, anlamında adli işlemdir.” (Arslan vd., s. 54) şeklinde görüş yer almaktadır. Hukuk Genel Kurulu da 10.04.2013 tarih ve 223-469 sayı ile; “İcra müdürleri birer adli memur olup, yaptıkları işlemler de ‘adli işlem’dir…” biçiminde karar vermiştir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Sanıklardan…’in kefili olduğu bir borç nedeniyle haciz işlemlerinde bulunmak üzere olay günü icra memuru olan katılan … ile alacaklı vekili olan katılan …’nın sanık …’in evine geldikleri, sanıkların o sırada haciz mahallinde olmadıkları, katılanlar evde bir süre bekledikten sonra olay yerine önce sanık …’in geldiği, bu sanığın gelir gelmez sinkaflı küfür ederek katılan …’a saldırdığı, kısa bir süre sonra da diğer sanıkların eve gelerek hep birlikte katılanlara saldırıp fiziki müdahalede bulundukları, iteklemek ve tehdit etmek suretiyle katılanların evden kaçıp gitmelerini sağlayan sanıkların haciz işleminin yapılmasına engel olduklarının anlaşıldığı olayda,
Avukatların TCK’nın 6. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında yargı görevi yapan kişilerden olması ve müvekkilleri adına haciz işlemlerini takip etmelerinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesi anlamında adli bir işlem olması karşısında, bu görev sırasında, görevin engellenmesine yönelik olarak katılan avukata karşı gerçekleştirilen eylemler nedeniyle TCK’nın 265. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan görevi yaptırmamak için direnme suçunun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesine ilişkin cezayı ağırlaştıran nitelikli hâlin uygulanma koşulunun gerçekleştiği ve sanıkların eylemlerinin bir bütün hâlinde birden fazla kişiyle birlikte yargı görevi yapan kişilere karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.”

