Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2019/301 Esas
2022/79 Karar
08/01/2022
“Somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemece evlilik birliği devam ederken tarafların “daha mal rejimi sona ermeden, aralarındaki edinilmiş mallara katılma rejimi konusunda anlaşmış ve tasfiyeyi gerçekleştirmiş oldukları” gerekçesiyle direnme kararı verilmişse de; bu karar usule ve yasaya uygun olmamıştır. Zira eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 16.11.2000 tarihinde satın alınarak davalı eş adına tescil edilen dava dışı taşınmazın 16.11.2006 tarihinde satışından elde edilen 55.000TL para ile, taraflar iki konut satın almak istemişler, bu amaçla elde edilen bedeli inşaat sahibine ödemişler, ancak inşaat sahibiyle yaşanılan sorun üzerine ödenen bedelin 75.000TL olarak iadesi hususunda anlaşmaya varmışlardır. Eşler iade alınan bu miktarı, evlilik birliği devam ederken kendi serbest iradeleriyle 28.000TL nakit bedelin erkek eşe, kalan 47.000TL değerindeki kambiyo senetlerinin ise kadın eşe verilmesi şeklinde paylaşmışlardır. Hâl böyle olunca, eşlerin birlik devam ederken serbest iradeleriyle gerçekleştirdikleri bu paylaşımla, her bir payın o eşin kişisel mal grubuna terk edildiği kabul edilmelidir. Hayatın olağan akışına göre bunun aksini iddia eden eş iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Dosya kapsamı itibariyle, davalı erkek eşin kişisel malı niteliğindeki 28.000TL parayı dava konusu taşınmazın alımında kullandığının anlaşılmasına göre; dava konusu bağımsız bölümün satın alınma tarihindeki değerinin, kişisel ve edinilmiş mallarla karşılanma oranı tespit edilerek, Özel Dairenin bozma ilamında gösterilen ilke ve esaslar doğrultusunda işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Hâl böyle olunca; Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.”

