Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2018/90 Esas
2022/338 Karar
16/03/2022
“Somut olayda; üçüncü kişi şikâyetçi bankaya 23.09.2013 tarihinde tebliğ edilen birinci haciz müzekkeresine yasal süresi içerisinde şikâyetçi bankaca itiraz edilmediği gibi, borçlu …’ın hesap bakiyesi üzerine haciz şerhinin işlendiği bildirilmiştir. Alacaklı vekili 24.10.2013 tarihinde “Borçlu …’ın hesabının üzerine bloke konulan miktarın gönderilmesi için F3 Bankası T.A.O. Karaman şubesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasını” şeklinde talepte bulunmuş, icra müdürlüğünce 30.10.2013 tarihinde “Talep gereği masraf verildiğinden talep gibi işlem yapılmasına karar verildi” şeklinde işlem yapılarak, şikâyetçi üçüncü kişiye “Dosyamız borçlusunun şubeniz nezdindeki hesabında bulunan ve bloke altına alındığı bildirilen 10.665,43TL ve varsa yazımızdan sonra intikal eden diğer blokeli miktarın müdürlüğümüz dosyasına gönderilmesine karar verilmiştir” şeklinde 24.10.2013 tarihli müzekkere gönderilmiştir. Şikâyetçi üçüncü kişi icra mahkemesine başvurusunda ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi gerekirken paranın ödenmesi yönünden müzekkere gönderilemeyeceğini ileri sürerek 24.10.2013 tarihli müzekkerenin iptalini talep etmiştir.
Şikâyetçi üçüncü kişi şikâyet dilekçesinde takip borçlusu … adına açılan hesapta 10.665,43TL bakiye alacak bulunmakla birlikte borçlu …’ın müşterek borçlu ve mütesesil kefil sıfatı ile borçlu olduğu kredi sözleşmelerinden dolayı sözleşmelerde yer alan rehin, takas ve mahsup hakları olduğundan öncelikli alacaklı ve hak sahibi olduklarını, ancak İİK’nın 89. maddesi uyarınca çıkarılan haciz ihbarnamesine …’ın banka borçlusu olduğunun sehven bildirilmediği beyan edilmiştir. Üçüncü kişi bankanın bu beyanı İİK’nın 89. maddesinin 2. fıkrasında yazılı itiraz niteliğindedir. Şikâyetçi banka birinci haciz ihbarnamesine karşı yapmadığı itirazını ikinci haciz ihbarnamesi tebliğ edilmesi hâlinde kullanabilir.
Şu hâle göre birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmeyen ve borçlunun kendisinde bir alacağı bulunduğunu bildiren üçüncü kişi bankaya İİK’nın 89. maddesinin 3. fıkrası gereğince usulüne uygun ikinci haciz ihbarnamesi gönderilerek, bu haciz ihbarnamesine de süresinde itiraz edilmemesi hâlinde zimmetinde sayılan borcun ödenmesi için üçüncü haciz ihbarnamesi ile icra dairesince bildirim yapılması zorunlu olduğundan yasanın emredici kurallarına uyulmayarak birinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra muhtıra ile paranın icra dairesine gönderilmesi istenemez. Üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinin sonuç doğurabilmesi için İİK’nın 89. maddesindeki prosedürün tamamlanması gerekmekte olup belirtilen maddedeki prosedür tamamlanmadan borcun üçüncü kişinin zimmetinde sayılması mümkün değildir. O hâlde Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

