Yargıtay 12.Hukuk Dairesi
2020/3927 Esas
2020/10687 Karar
“Genel haciz yoluyla ilamsız takipte, takibin kesinleşmesinden sonra 89/1 haciz ihbarnamesi kapsamında dosyaya gönderilen paranın ödenmesi talebiyle alacaklının başvurusu üzerine müdürlükçe, istemin 14.12.2018 tarihinde reddine karar verildiği, alacaklı tarafından müdürlük işleminin iptalinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince; müdürlük kararındaki gerekçeler yerinde değilse de takipte borçlu kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekile ödeme emri tebliğ edilmesi gerektiği, asile yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu, takibin kesinleşmediği, bu nedenle paranın alacaklıya ödenemeyeceğine karar verildiği, kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; yetkili icra müdürlüğünce borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilmesi üzerine, şirket vekilinin 03.11.2018 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçesinde usulsüz tebligat iddiasında bulunmadığı, sadece borca ve faize itiraz ettiği, ancak müdürlükçe itirazın reddine karar verildiği, borçlu vekilinin yargılama aşamasında da usulsüz tebligat iddiasının bulunmadığı, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere yerinde olmayan icra müdürlüğü kararının iptali gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.”

