Yargıtay 3.Hukuk Dairesi
2022/3660 Esas
2022/4574 Karar
16/05/2022
“6098 sayılı TBK’nın 39/son maddesine göre; aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Tahakkuk yapıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uymayan bir ödeme yapıldığı iddia edildiği taktirde, ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmese dahi ödeyen; zamanaşımı süresi içinde bu bedelin istirdadını talep edilebilir. Kaldı ki menfi tespit davası açılan hallerde ödeme yapılmış olması, bu ödemenin ihtirazi kayıt ileri sürülerek ve cebri icra baskısı altında yapıldığı anlamına gelir. Davacının dava konusu bedelinin ödemesini yaparken ihtirazi kayıt koymasına gerek yoktur.
Hal böyle olunca mahkemece; bozma kararı ile “kaçak tüketim tahakkuku” yönünden davacı lehine oluşan usuli müktesep hak gözetilerek, “kaçak tüketim tahakukukun” yeniden hesaplanması yönünden hükme esas alınan 30/09/2020 tarihli son raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, alınacak raporda bozma öncesinde alınan raporda kaçak tüketim tahakkuku yönünden ‘’24 gün, 13,20 kwh ve 8 saat üzerinden hesaplama ile 2534 kwh ile 1.031,41 TL’ye ulaşıldığı dikkate alınarak bu miktara kayıp kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedellerinin eklenmesi gerektiğinin gözetilmesi, ek tahakkuk yönünden söz konusu rapordaki 3.385,65 TL’lik bedelin doğru olup bozma nedeni yapılmadığının da dikkate alınması, yine davacının haksız olarak ödediğini iddia ettiği kaçak tahakkuk ve ek tahakkuk bedelinin iadesini, ihtirazı kayıt ileri sürmemiş olsa bile, zamanaşımı süresi içinde isteyebileceği göz önünde bulundurularak inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

