Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2020/4271 Esas
2020/7039 Karar
25/11/2020
“İlk derece mahkemesince, davacı tanıklarının beyanlarından emanet olarak gönderildiği iddia edilen paranın yapılan iş gereği şantiye masrafları için gönderilmiş olduğu, emanet bir para olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; istinaf talebi üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme kararı ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 102. maddesinde “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır.” hükmü düzenlenmiştir. Davacının davasına dayanak yaptığı banka makbuzu, davalı hesabına yapılan havaleyi göstermektedir. Havale üzerinde “ emanet borç para” kaydı yer almaktadır. Hal böyle olunca, somut olayda, davacının dayandığı belgede açıklama yer almakta olup, aksini ispat yükü davalı üzerinde bulunmaktadır. Mahkemece, havale üzerindeki kayıt kapsamında ispat yükünün davalıda olduğu kabul edilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek ve davacı tanıklarının beyanları gerekçe olarak gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.“

