Yargıtay 12.Hukuk Dairesi
2023/4304 Esas
2024/2911 Karar
26/03/2024
” İİK’nın 150/ı maddesinde; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikâyette bulunmak hakkı saklıdır…” hükmüne, İİK 68/b-2 maddesinde ise, “… sözleşmede gösterilen adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu maddeler, uygun ihtar tebliğ edildiğinde veya tebliğ edilmiş sayıldığında takip dayanağı ipotek akit tablosu limit ipoteği olsa dahi ipotekli takibin ilamlı takip olarak yapılabileceğini, bir başka anlatımla ihtarın maddelerde yazılan koşullarda yapılmış olmasının takibin ilamlı yolla yapılmasının şartı olduğunu göstermektedir.
Somut olayda, İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2018/13408 Esas sayılı dosyasında alacaklı davalı tarafından borçlu davacılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, düzenlenen 31/10/2018 tarihli icra emirlerinin İzmir 9.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/347 E. – 2020/357 K. sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, alacaklı vekilinin icra emirlerinin iptal kararı gereği borçlulara ihtarname keşide edilerek aynı takip dosyasından düzenlenen 06/10/2020 tarihli icra emrinin borçlular vekiline 11/10/2020’de tebliğ edildiği görülmüştür. İzmir 9.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/347 E. – 2020/357 K. sayılı ve 11/08/2020 tarihinde kesinleşmiş kararı ile davacı …’a yöntemine uygun hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediği gerekçesi ile icra emirlerinin iptaline karar verilmiş olması niteliği itibariyle o tarihte takip şartının bulunmadığı sonucunu da içermekte olduğundan aynı takipte borçlulara ihtarname keşide edilerek icra emri gönderilemez. Bu durumda alacaklının temyiz talebinde icra emrinin iptali halinde bundan sonra başlatılacak her takibin bu takip ile mükerrer olacağı öncelikle şikayetin reddine karar verilmesini, şikayetin kabulü halinde ise icra emrinin değil takibin iptaline karar verilmesi gerektiğine ilişkin beyanı da gözetildiğinde takip şartı bulunmadığından takibin iptali gerekir.
Alacaklı bankanın İİK’nın 150/ı maddesi gereğince ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapabilmesi kat ihtarının tebliğine bağlı olup bu husus takip şartıdır.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçi borçluların yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği şikayetlerinin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde icra emrinin iptali ile yetinilmesi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir.”

