Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2023/752 Esas
2024/319 Karar
06/06/2024
“Her ne kadar, davalı taraf 16.09.2015 tarihli haciz tutanağında yer alan davacının “Şu an ödeme imkanım yoktur, durumum düzelirse ödeme yapabilirim, ancak dosya borcunu ben kullanmadım, itiraz etmiştim, süresinde olmadığı için reddedildi. Dosya borcu ile ilgili olarak ayrıca görüşmeye geleceğim” beyanının borcu kabul mahiyetinde olduğunu iddia etmiş ve bu iddia Mahkemece kabul edilmiş ise de anılan beyandan borca itirazda bulunulduğunun belirtildiği dikkate alındığında borcun kabul edildiği anlamının çıkarılamayacağı açıktır. İcra takibi ve hacizler sırasında davacının borca karşı durmadığına ilişkin Mahkemenin tespiti de dosya kapsamı ile uyumlu değildir; davacı taraf süresinde olmasa dahi borcu kabul etmediğini aşamalarda ifade etmiştir. Mahkemenin direnme gerekçelerinden bir diğeri ise takip tarihinden uzun süre sonra eldeki davanın açılması olup hukukî yarar bulunduğu sürece menfi tespit davası her zaman açılabileceğinden davacının takip talebinden uzun zaman sonra ve tasarrufun iptali davasının sonrasında eldeki davayı açmasının bir önemi bulunmamaktadır. Bu durumda, ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın iddiasını ispat edemediğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

