Yargıtay 3.Hukuk Dairesi
2022/2861 Esas
2022/3803 Karar
20/04/2022
“Dava, haksız azil sebebiyle manevi tazminat talebi ile karşı yan vekalet ücreti alacağına ilişkindir. Taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi yoktur. Davaya konu Hendek Asliye Hukuk Mahkemesindeki 2004/368 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının … olduğu, davalılara karşı alacak davası açıldığı, 22.04.2009 tarihinde kısmen kabul kararı verildiği, davanın 5 yıllık bir yargılama sonunda davacısı lehine sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacıya talebi açıklattırılmış, talebinin akdi vekalet ücretini tahsil etmiş olduğundan sadece karşı yan vekalet ücreti ve manevi tazminata ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Davalı 19.08.2009 tarihli azilname ile davacıyı azletmiş, mahkemece toplanan delillere göre, davacının meslek etiğine veya hukuka aykırı bir davranışının bulunmadığı gibi davalıya zarar veren bir davranışının da olmadığı gerekçesiyle azlin haksız olduğuna karar verilmiştir. Avukatlık Kanununun, 174/2. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil, avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarında da haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir. Hendek Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.04.2009 tarihli kararında da, davacı (…) kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.200 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup, mahkemece de bu miktar üzerinden karşı yan vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ayrıca davalının azil yetkisini, iyi niyet kurallarına uygun olarak kullandığının söylenemeyeceği, davacının mesleki durumu ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin süresi dikkate alındığında, davalının azli nedeni ile davacının manevi açıdan zarar gördüğü gerekçesiyle de mahkemece 2.000 TL manevi tazminata karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Ne var ki, davalının davacıyı azli haksız olsa da, kişilik haklarına saldırı gibi bir iddia söz konusu değildir. Hal böyle olunca, hükmedilen karşı yan vekalet ücreti yerinde olup, manevi tazminatın ise yasal şartları oluşmadığından reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

