Yargıtay 2.Hukuk Dairesi
2022/4373 Esas
2022/5899 Karar
15/06/2022
“Türk hukukunda yer alan bir kuralın yabancı ülke hukukunda bulunmaması ve bu nedenle yabancı ülke mahkemesince değerlendirmeye tabi tutulmaması durumunda, ortaya çıkan sonucun her halükarda Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Esas uygulanan hukukun Türk hukukundan farklı olması ya da Türk hukukunun emredici kurallarına aykırı olması gibi nedenlerle yabancı kararın tenfizi reddedilemez. Burada esas alınması gereken kıstas, Türk hukukunun temel değerlerine, Türk genel adap ve ahlak anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına, Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlüklere, milletlerarası alanda geçerli ortak prensiplere, medeni toplulukların müştereken benimsedikleri ahlak ilkeleri ve adalet anlayışının ifadesi olan hukuk prensiplerine, toplumun medeniyet seviyesine, siyasi ve ekonomik rejimine, insan hak ve özgürlüklerine aykırılık olmamasıdır.
Dosya kapsamı ve evlat edinilmeye ilişkin yabancı mahkeme kararı içeriğinden; tarafların 2013 yılından bu yana birlikte aile olarak yaşadıkları, evlat edinenin alt soyunun beyanının evlat edinilenin üstün yararına aykırı olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, Türk Medeni Kanunu’nun 313. maddesi uyarınca evlat edinilenin en az 5 yıl süre ile evlat edinen tarafından bakılıp gözetilmesi ve eğitilmesi veya en az 5 yıldan beri evlat edinen ile aile halinde birlikte yaşaması koşulunun gerçekleşmemesi Türk kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil etmez. Yukarıda açıklanan hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini istediği yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, mahkemece, talebin MÖHUK’un ilgili maddeleri uyarınca aranan tanıma ve tenfiz şartları yönünden değerlendirilerek sonucu uyarınca karar vermek gerekirken, belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

