Yargıtay 1.Hukuk Dairesi
2021/4328 Esas
2022/4214 Karar
26/05/2022
“6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 50. maddesinde, “Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.”, HMK’nın 51. maddesinde, “Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.”, HMK’nın 52. maddesinde, “Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir.”, HMK’nın 54/1. maddesinde, “Kanuni temsilciler, davanın açılıp yürütülmesinin belli bir makamın iznine bağlı olduğu hâllerde izin belgelerini, tüzel kişilerin organları ise temsil belgelerini, dava veya cevap dilekçesiyle mahkemeye vermek zorundadırlar; aksi takdirde dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamazlar. Şu kadar ki, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mahkeme, kanuni temsilcilerin veya tüzel kişilerin organlarının, yukarıda belirtilen eksikliği gidermeleri şartıyla dava açmalarına yahut davayla ilgili işlem yapmalarına izin verebilir. (2) İzin belgesinin alınması için mahkemeye müracaat edilmesi gerekiyorsa ilgiliye, müracaatı için kesin süre verilir. Bu süre içinde mahkemeye başvurulması hâlinde bu konuda karar verilinceye kadar beklenir. (3) Süresi içinde belgelerin ibraz edilmemesi veya mahkemeye başvurulmaması hâlinde, dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.” düzenlemeleri yer almıştır.
Dosya kapsamından hükümlülük nedeniyle müdahil …’ın kısıtlandığı ve eşi …’in vasi olarak atandığı, vasinin de 22.08.2019 havale tarihli dilekçesi ile kısıtlı …’ın davasından feragat ettiği, Mahkemece bu nedenle de davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; TMK’nın 462/8. maddesi uyarınca dava açmak vesayet makamının iznine bağlı olduğuna göre, davaya son veren feragat için de vesayet makamından izin alınması gerektiğinde kuşku bulunmamalıdır. Ne var ki Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.”

