Yargıtay 9.Hukuk Dairesi
2017/12946 Esas
2019/22061 Karar
10/12/2019
“Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davacı işçinin hatalı işlem sebebiyle 27.05.2013 tarihinde savunması alınmış, davacı işçi savunmasında “14.05.2013 tarihinde Miktat Koşgin adlı hastaya poliklinik girişi yapacağım yerde kontrol girişi yaptım. O günkü veznenin yoğunluğu ve eşimin babasının ölümü nedeniyle kafamın dalgın oluşu yaptığım hatadan dolayı özür dilerim. Yaptığım hatamın bir daha olmayacağı, hasta 22.05.2013 tarihinde hastanemize yine müracaat ettiğinde işlemini ben aldım. O gün hastaya fatura kestim ve hatamdan dolayı 35 TL ücreti kendim ödedim. Bunu da muhasebeye bildirmiş bulunmaktayım.” şeklinde açıklamada bulunmuştur. Davacının aynı tarihte verdiği istifa dilekçesinde 11.06.2013 tarihi itibariyle işyerinden ayrılacağı belirtilmiştir. Davacı işçi, istifasının baskı sonucu alındığını ve irade fesadına dayandığını ileri sürmüş, davacı tanıkları bu yönde iddiayı destekleyen anlatımda bulunmuşlardır. Aynı zamanda davalı işveren tarafından savunma yazısının alındığı gün istifa dilekçesi imzalanmış olması da dilekçenin iddiaya konu olay sebebiyle alındığı sonucunu doğurmaktadır. İddiaya konu hatalı işlem konusunda davacı işçinin savunması dikkate alındığında haklı fesih nedenlerinin bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
Öte yandan davacı işçinin dosyaya sunduğu 06.06.2013 tarihli dilekçesiyle henüz işyerinde çalıştığı sırada evlilik sebebiyle iş sözleşmesini sona erdirdiği ileri sürülmüş olup, davacı işçi bakımından bu beyanın bağlayıcı olduğu kabul edilmelidir. Davacı 13.06.2013 tarihinde noter kanalıyla gönderdiği ihtarnamede de evlilik sebebiyle işyerinden ayrıldığını belirtmiş olup, kıdem tazminatının yasal koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece ihbar tazminatının reddine ve kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kıdem tazminatının reddi ile ihbar tazminatı bakımından olumlu olumsuz karar verilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

