Yargıtay 9.Hukuk Dairesi
2016/22156 Esas
2017/5274 Karar
28/03/2017
“4857 sayılı İş Kanununun 22. maddesindeki “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir” şeklindeki düzenleme, çalışma koşullarındaki esaslı değişikliğin normatif dayanağını oluşturur.
4857 sayılı İş Kanunu 10.06.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, yukarıda belirtilen madde uyarınca bu tarihten sonra işçinin çalışma koşullarındaki aleyhe bir değişiklik, ancak durumun işçiye yazılı bildirimi ve işçinin de yazılı muvafakatı ile mümkündür. Dosya içerisinde, davacı işçiye; yol ücretinin kaldırılacağına ilişkin olarak yazılı bir bildirim yapıldığına ya da işçinin yazılı olarak muvafakat ettiğini bildirdiğine dair herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, davacının yol ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

