Yargıtay 12.Hukuk Dairesi
2022/3751 Esas
2022/4971 Karar
21/04/2022
“Somut olayda; şikayetçi tanıkları … ve …’in mahkeme huzurunda verdikleri ifadelerinde ”ihale salonunda yaklaşık 7-8 kişi olduğunu ,Samet Yazıcı’nın ihale salonunda bulunanlara hitaben “ben 99 nolu şu an satılacak olan dairenin kiracısıyım, halen kira kontratım devam etmektedir, bunu dikkate almanızı istiyorum,”dediğini, bunun üzerine ihaleye kimsenin girmediğini, ihaleye iştirak edecek olanların, kiracısı varmış tekrar mahkemelik olmayalım diyerek ihaleye girmediklerini söylediğini ” bildirdikleri görülmektedir.
Yine, tutanak Tanıkları tellal … ve icra müdür yardımcısı … beyanlarında ” davaya konu ihaleyi hatırladıklarını, ihale sırasında ihale salonunda tahminen 5-6 kişi olduğunu, daha öncesinde bir taşınmaz satışı daha yapıldığını, şikayete konu ihaleye sadece bir kişinin katıldığını ” bildirmiş olup, birbirini teyit eden tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde ihale öncesi gerçekleşen bu olayın başlı başına ihaleye katılmak isteyen 3. kişilere manevi telkinde bulunmak suretiyle ihaleye katılımlarına engel olabilecek nitelikte olduğu kuşkusuzdur. Nitekim ihaleye yalnızca ihale öncesi manevi telkinde bulunan …’nın katıldığı ve 1.600.000,00 bedelli taşınmazın 820.000,00 TL’ye satıldığı, ihale bedeli gözetildiğinde ihaleye yeterli katılım olmadığı gibi zarar unsurunun oluştuğu görülmektedir.
Bu durumda, ihalenin normal koşullar altında yapılmadığı, ihaleye katılmak isteyen alıcıların katılımının engellendiği ve bu şekilde ihaleye fesat karıştırıldığı anlaşıldığından; İlk Derece Mahkemesi’nin asıl dosya ve birleşen dosyada vermiş olduğu ihalenin feshine yönelik şikayetin kabulü kararı yerinde olmakla, Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.”

