Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
2023/7329 Esas
2024/6454 Karar
25/06/2024
“6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesinde tazminat istemine ilişkin zaman aşımı süreleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrar, şeklinde düzenlenmiştir. Alacaklının haciz ihbarnamesine itirazı öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde icra mahkemesinde İİK’nın 89/4. maddesine göre tazminat davası açması gerekir. İİK’nın 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davası, icra mahkemesince genel hükümlere göre görüleceğinden, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir. Bu Kanun’da da dava zaman aşımına ilişkin bir düzenleme yoktur. Ceza yargılamasına ilişkin zaman aşımı hükümlerinin bu davalarda uygulanması mümkün değildir. HMK’nın 176/2. maddesine göre ise, aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, somut olay incelendiğinde; Davacı alacaklı tarafından dava dışı borçlu Tek Se Mühendislik Mekanik İnşaat Havalandırma Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında başlatılan icra takibinde birinci haciz ihbarnamesinin davalı 3.kişi … Klima Elektrik Dayanıklı Tüketim Malları İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne 16.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı 3. Kişinin vekili aracılığı ile birinci haciz ihbarnamesine 19.11.2018 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının 04.01.2019 tarihli dilekçe ile icra mahkemesinden üçüncü şahıs davalı şirket hakkında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL tazminata hükmedilmesini istediği, davacı alacaklının 27.12.2020 tarihli dilekçesi ile; davaya konu ettiği tazminat tutarının sehven 50.000 TL olarak gösterildiğini HMK’nın 176 . maddesi gereğince tazminat tutarının 150.000 TL olarak düzeltilmesini talep ettiği, bu tarihte eksik nispi harcın yatırılmadığı, davacı alacaklının mahkeme tarafından bilirkişi raporu alındıktan sonra 25.10.2021 tarihinde tazminat tutarını 266.988 TL olarak ıslah ettiği ve eksik nispi harcı 26.10.2021 tarihli harç makbuzu ile yatırdığı görülmektedir.
Yukarıda belirtildiği üzere davacı ilk kez 27.12.2020 tarihinde tazminat alacağını artırmış olmakla, davacının 27.12.2020 tarihli dilekçesi ıslah dilekçesi olarak kabul edildiğinde ıslah işlemi aynı davada ikinci kez yapılamayacağından, HMK’nın getirdiği sınırlamaya aykırı şekilde yapılan 25.10.2021 tarihli ıslah işleminin yok hükmünde sayılması gerekmektedir. Yok sayılan işlem hüküm ve sonuç doğurmadığından bu işleme dayalı olarak karar verilmesi imkânı bulunmamaktadır.
Öte yandan borçlunun, üçüncü kişi hakkında kesinleşmiş bir icra takibinin olması, icra takibine konu alacağın genel mahkemelerde varlığı hükme bağlanmadığı müddetçe kesin nitelikte bir alacak olarak nitelendirilemeyeceğinden bu husus doğrudan İİK’nın 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasının kabulü sonucunu doğurmaz. Dolayısıyla mahkemece, takip borçlusunun 3. kişi … Klima Elektrik Tic. ve San. Ltd. Şti.’ ’ne karşı yürüttüğü icra takibine konu şeklen var olan alacağın maddi anlamda da var olup olmadığı araştırılmadan sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir.”

