Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2020/329 Esas
2022/1490 Karar
10/11/2022
“6762 sayılı TTK’nın 600/2. maddesine göre, senetten sorumlu olanlar ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri def’îleri hamile karşı dermeyan edebilirler. Buna karşılık, ciro edilen kişi senetten doğan hakkın maliki olmadığından, senetten dolayı sorumlu olanlar, senedi tahsil cirosu ile ciro edenin şahsına karşı sahip oldukları def’îleri senedi tahsil cirosu ile devralan hamile karşı ileri süremezler. Senedi tahsil cirosu ile devreden ciranta aleyhine açılması gereken menfi tespit davası senedi elinde bulunduran hamil aleyhine açılamaz. Bu nedenle mahkemece davacıların, tahsil cirosu ile senedi elinde bulunduran hamile karşı menfi tespit davası açamayacağı gözetilmeksizin davacıların hamile karşı ileri sürebilecekleri tüm şahsi def’îleri tahsil cirosu ile senedi devralan vekil hamil konumundaki davalıya karşı ileri sürebilecekleri gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde değildir.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, icra takibine konu senedin davalı tarafından tahsil cirosu ile devralındığı, senedi tahsil cirosu ile devralan davalının icra takibi yapamayacağı gibi tahsil cirosu ile senedi devralana karşı menfi tespit davası da açılamayacağı, açıklanan nedenlerle direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulması gerektiği görüşü, icra takibine konu senette yer alan cironun temlik cirosu olduğu, bu nedenle davalıların senet lehtarına karşı menfi tespit davası açabileceği, açıklanan nedenlerle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ile, icra takibine konu senetteki cironun tahsil cirosu olduğu, tahsil cirosu ile senedi elinde bulunduran davalının icra takibi yapabileceği gibi davalıya karşı da menfi tespit davası açılabileceği, açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüşler yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Diğer taraftan dava tarihi 11.01.2007 olduğu hâlde, gerekçeli karar başlığında 08.04.2013 olarak gösterilmesine ilişkin yanlışlık, mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde bulunduğundan bu husus ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır. Hâl böyle olunca direnme kararı yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmalıdır.”

