Yargıtay 12.Hukuk Dairesi
2022/1431 Esas
2022/5611 Karar
11/05/2022
“İİK’nun 88. maddesinin birinci fıkrasına göre ise, haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder. Bu fıkrada yazılan şeylere icra dairesi tarafından el konulması, bunların haczi için geçerlik şartıdır. Anonim şirket hisselerini temsil etmek üzere çıkarılan geçici pay senedi ilmuhaberlerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 486/2, 490, 645, 647 ve 654. maddeleri uyarınca kıymetli evraktan sayılması nedeniyle, bu evrakın haczi için İİK’nun 88. maddesinin yukarıda belirtilen hükmü uyarınca, evraka fiilen el konulması zorunludur.
Öte yandan, istihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. Somut olayda,1.12.2010 tarihinde borçlu … …’in … Kağıt A.Ş.’deki hissesinin haczi için ..Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne haciz müzekkeresi gönderilmiş, … Ticaret Odası borçlunun hissesine haciz işlendiğini bildirmiştir. Alacaklını haczin şirket defterine işlenmesi için talepte bulunması üzerine … 8.İcra Müdürlüğü’nün 2011/33 talimat saylı dosyası ile şirketin adresine gidilmiş olup pay defterinin haciz mahallinde olmaması nedeniyle defterin sunulması için süre istenmiş ise de defter sunulmadığı görülmüştür. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere aykırı olarak borçlunun şirketteki payının haczi için şirkete haciz yazısı gönderilmesi, fiilen de elkonulmadığı ve paydefterine işlenmediği görülmüştür. Bu bilgiler ışığında; geçerli bir haczin varlığından bahsedilemez. Hal böyle olunca, takip dosyasında geçerli bir haczin bulunmaması sebebiyle davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.”

