Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2023/751 Esas
2024/465 Karar
25/09/2024
“Geriye etkili fesih olarak tanımlanan dönme, sözleşmeyi sona erdiren ve tarafların iradelerine bağlı sebeplerden birisidir, beyandan ibarettir. Dönme-geriye etkili fesih beyanı bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan karşı tarafa ulaşmasıyla hukukî sonuçlarını doğurur. Dönme-geriye etkili fesih beyanının açık olmasına gerek yoktur; fesih ve dönme sözcüğü kullanılmasa da örneğin eser sözleşmelerinde iş parasının geri istenmesi gibi dönme-geriye etkili fesih iradesini gösteren beyanlarda bulunulmuş ise sözleşmenin feshi iradesinin bildirildiğinin kabulü gerekir (Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli, 2017/3-2615 Esas, 2021/1102 Karar sayılı kararı).
Alacaklı sözleşmeden dönmüşse tekrar sözleşmeye dayanarak cezai şart talebinde bulunamayacak, yalnızca daha önce ifa ettiği edimlerin iadesini ve menfi zararının tazmini sağlayabilecektir. Somut olayda taraflar arasında imzalanan 30.10.1997 tarihli devre mülk satış sözleşmesinin 5 inci maddesinde alıcıya sözleşmedeki satış bedeli kadar teminat senedi verileceği, devre mülkler teslim edildiğinde senedin iade edileceği, süresinde teslim gerçekleşmezse satıcıların teminat senedini ödeyeceği ve bunun yanı sıra bu bedel kadar cezai şart ödeyecekleri taahhüt edilmiştir. Sözleşmenin geçerli/bağlayıcı olduğu, süresinde teslimin gerçekleşmediği, sonrasında edimin ifasının imkânsız hâle geldiği ve kararlaştırılan cezai şartın ifaya ekli cezai şart mahiyeti taşıdığı hususu hem Mahkeme hem de Özel Dairece kabul edilip çekişmesiz hâle gelmekle Hukuk Genel Kurulunun incelemesi dışında kalmıştır. Yine, birleşen dava yönünden davalı şirket aleyhine tesis edilen hüküm de temyiz edilmeksizin aşamalarda kesinleşmiştir. Davacı tarafça asıl davaya ilişkin dava ve ıslah dilekçesinde ifayı/ifa yerine geçecek tazmin borcunu sağlamaya yönelik herhangi bir talepte bulunulmamış, sözleşme çerçevesinde ödenen bedelin geri verilmesi talep edilmekle geriye etkili fesih iradesi ortaya konulmuştur. Bu hâlde davacının sözleşmeden döndüğünün kabulü gerekir. Dönme-geriye etkili fesih beyanı bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan karşı tarafa ulaşmasıyla hukukî sonuçlarını doğuracağından ve dönme hâlinde tekrar sözleşme hükmüne dayanılarak cezai şart talep edilemeyeceğinden Mahkemece asıl davaya konu cezai şart istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekir.”

