Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2023/53 Esas
2024/464 Karar
25/09/2024
“Kanun koyucu maddenin birinci fıkrasında temel kuralı açıkladıktan sonra ikinci fıkrada yine kanun hükümleriyle bunun aksinin mümkün olabileceğine işaret etmiştir. Buna göre, hâkim tarafların talepleri ile bağlıdır. Kanunlarda gösterilen sınırlı sayıdaki istisnalar bir kenara bırakılacak olursa talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez.
Nitekim konuyla bağlantılı olmakla önem arz eden Hukuk Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli, 2017/3-1017 Esas, 2018/1750 Karar sayılı kararına ilişkin uyuşmazlıkta yine eldeki davada olduğu gibi vasiyetnamenin iptali istenmiş, Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, Özel Daire iptal talebi reddedilmekle birlikte tenkis yönünde inceleme yapılması gerektiğine işaret ederek bozma kararı tesis etmiş, bu yönde talep olmadığı gerekçesiyle verilen direnme kararı Hukuk Genel Kurulunca taleple bağlılık, taraflarca getirilme ve tarafların somutlaştırma yükümlülüklerine ilişkin ilkeler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda yerinde görülerek söz konusu davada açıkça talep edilmediğinden tenkis yönünde inceleme yapılamayacağına hükmedilmiştir. Ne var ki söz konusu emsale konu vasiyetnamede mirasçılıktan çıkarma yönünde bir tasarruf bulunmamaktadır.
Kelime olarak indirme, azaltma veya eksiltme anlamına gelen “tenkis” (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C.1, s. 574, 1092); 4721 sayılı Kanun’un 560 ıncı ve devam maddelerinde düzenleme alanı bulan ve miras bırakanın, saklı payı ihlâl eden sağlar arası veya ölüme bağlı kazandırmalarının, yasal sınıra indirilmesini sağlayan yenilik doğurucu nitelikte bir dava olarak tanımlanabilecek “tenkis davası” kurumu içerisinde kendisine yer bulur ve elbette hemen yukarıda değinilen Hukuk Genel Kurulu kararında da ifade edildiği üzere bu dava taleple bağlılığa ilişkin genel ilkelere tâbidir.
Ne var ki iptali istenen ölüme bağlı tasarrufta, mirasçılıktan çıkarma yönünde bir hüküm söz konusu olur ve çıkarmanın yerinde olmadığı itirazı ileri sürülür ise durum farklılık arz eder. Zira bu hâlde 4721 sayılı Kanun’un 512 nci maddesi işlerlik kazanır. Buna göre; şayet mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin varlığı ispat edilemezse veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse “tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir” demekle Kanun, çıkarmanın yerinde olmadığını kabul eden Mahkemeye davacı mirasçının saklı payını tespit ve tenkis yönünde inceleme yapma görevini yüklemiştir. Bu hüküm 6100 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasında işaret edilen ve taleple bağlılık kuralının istisnasını teşkil eden bir düzenlemedir.
Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire kararına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

