Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
2014/856 Esas
2014/2559 Karar
17/02/2014
“Dava dilekçesinde zikredilen ve iddianın dayanağı olan 20.05.1976 tarihli harici senet, taşınmazın sınırları belirtilerek, muris A..’in ölümünden sonra vefat ettikleri anlaşılan mirasçıları E.. E.., H.. E.. ile Ş.. C..’in davacı S.. E..’a taşınmazı temlikine ilişkindir. Sözleşme bütün olarak tahlil edildiğinde miras payının devri niteliğindedir. TMK.nun 706, BK. 213, TK. 26. maddeleri kapsamında değil, TMK.nun 677. maddesi anlamında değerlendirilmelidir. Anılan hükmün birinci fıkrasına göre, bu tür devir senetlerinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Başka bir anlatımla mirasçılar arasında gerçekleştirilen miras payı devrinin geçerli olması için noterde ya da tapu sicil memuru huzurunda yapılması zorunlu değildir.
Bu itibarla iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanıp, yerel bilirkişiler aracılığıyla senet sınırlarının mahallinde yöntemince araştırılıp uygulanmasından sonra sonuca gidilmesi gerekirken, senedin geçersizliğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.”

