Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2019/718 Esas
2022/274 Karar
08/03/2022
“İtirazın iptali talepli açılan eldeki davanın genişletilerek istirdat veya başka bir dava olarak yürütülmesi mümkün olmadığı gibi, itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunda takip sebebinin değiştirilmesi imkânı da bulunmamaktadır.
Kaldı ki duruşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan HMK’nın 141/1. maddesine göre davacı vekili cevaba cevap dilekçesi ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddialarını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme duruşmasına ise taraflardan birinin mazeretsiz olarak gelmemesi durumunda gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilip değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise iddia veya savunma genişletilemeyeceği veya değiştirilemeyeceği de belirtilmiştir. Somut olayda davacı vekilince ön inceleme duruşmasında eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu ve dava dilekçesinin tekrar edildiği belirtilmiş ise de, davacı vekilinin tahkikat aşamasına geçildikten sonra cevaba cevap dilekçesi ile cari hesap sözleşmesine dayanmaktan vazgeçtiklerine ve icra takibi ile fazladan tahsilat yapıldığına dair beyanları iddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı kapsamında kaldığı açıktır.
Diğer taraftan dava tarihi 04.05.2015 olduğu hâlde, gerekçeli karar başlığında 11.07.2018 olarak gösterilmesine ilişkin yanlışlık, mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde bulunduğundan ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeler kapsamında verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, yerindedir.”

