Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2023/932 Esas
2024/380 Karar
10/07/2024
“Taraflar arasında varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmayan 28.09.2015 tarihli kira sözleşmesinin 12 nci maddesi “Binada mücbir sebeplerle meydana gelebilecek deprem, dışarıdan gelecek yangın, su baskını ve benzeri afetler ile binanın yapımından kaynaklanan zararlar kiralayan tarafından giderilerek, kullanılır hale getirilecektir. Bu süre için kira ödemesi yapılmayacaktır. Binanın kullanıldığı müddetçe kullanımdan kaynaklanan hasarlar kurum tarafından yaptırılacaktır.” şeklindedir. Bu maddede binada mücbir sebeplerle meydana gelebilecek deprem, dışarıdan gelecek yangın, su baskını ve benzeri afetler hâlinin yanında ayrıca binanın yapımından kaynaklanan zarar hâli de düzenlenmiştir. Borçlu vekilince sunulan kiraya veren şirket tarafından Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne hitaben yazılan 23.06.2020 tarihli ve 14.10.2020 tarihli yazılarda performans yetersizliğinin giderilmesi için gerekli güçlendirme ve iyileştirme çalışmalarının yapılacağı belirtilmiştir.
Bu durumda kira sözleşmesinin 12 nci maddesi kapsamında kiralanan binada güçlendirme ve iyileştirme çalışmasının yapılmasının gerekip gerekmediği, kiraya verenin iddiası doğrultusunda çalışma dönemi içerisinde kiralananın kullanılmaya devam edilip edilmediği, bu süre içerisinde kiranın ödenmesinin gerekip gerekmediği gibi hususlar genel mahkemede yargılamayı gerektirmektedir.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; kira sözleşmesinin 16 ncı maddesi uyarınca kiraya veren tarafından deprem yönetmeliğine uygun olduğu ibaresini taşıyan raporun ilgili bölge müdürlüğüne verilmesini müteakip binanın teslim alınacağının belirtildiği, kira sözleşmesinden sonra meydana gelen bir afetin bulunmadığı, kiracının binayı kullanmaya devam ettiği ve bir zarar oluştuğunu da ileri sürmediği, takip konusu Ağustos ve Eylül ayı kiraları yönünden borçlunun ödeme iddiasında bulunması sebebiyle alacağın varlığının yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş, Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Hâl böyle olunca usul ve yasaya uygun olan direnme kararı onanmalıdır.”

