Gönderilmemesi Gereken Muhtıra Sonucu Hukuki Dinlenilme Hakkının İhlali Niteliğinde Kadının İradesi Yanılmasına ve Feragat Beyanında Bulunmasına Sebebiyet Verilmesi Hatalıdır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/7264 Esas 2024/5001 Karar 27/06/2024   “6100 sayılı Kanun’un 336 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği, yasa yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay’a yapılır. Somut olayda davalı kadın, istinaf başvurusu sırasında adli yardım isteminde bulunmuştur. Mahkemece, yasa hükmü gereği dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, kadının adli…

Kefalet Akdinde Eş Rızasının Bulunup Bulunmadığı Hususunun Mahkemece Re’sen Nazara Alınması Söz Konusu Değildir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7015 Esas 2024/1137 Karar 15/02/2024   “Kefalet sözleşmesinde “Eşin rızası”nı düzenleyen 6098 sayılı Kanun’un 584 ncü maddesinin birinci fıkrası; “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında…

Kira Bedelinin Sözlü Olarak Yapıldığı İddia Edilmişse De Yazılı Sözleşmede Bulunan Hükümlerin Aksi Ancak Yazılı Bir Delille İspatlanabilecektir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/852 Esas 2024/320 Karar 06/06/2024   “Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve koşullarını kanıtlama yükümlülüğü 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi uyarınca varlığından menfaat sağlayacak olan, bunu ileri süren tarafa aittir. Ancak uygulamada genellikle kiraya verenlerin kiracılara karşı açtıkları davalar nedeniyle kira sözleşmesini kanıtlama yükümünü kiraya verenler üzerine almaktadır (Hikmet Kanık;…

Arabulucuya Başvurulmadan Dava Açıldığının Anlaşılması Halinde Herhangi Bir İşlem Yapılmaksızın Davanın, Dava Şartı Yokluğu Sebebiyle Usulden Reddine Karar Verilmesi Gerekmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/5267 Esas 2024/2376 Karar 01/07/2024   “6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. “6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş…

TMK 184/3 Gereğince Tarafların Boşanma Davalarında Her Türlü İkrarlarının Hakimi Bağlamayacağı Gibi Kızgınlıkla Söylendiği Belirtilen, Sebep ve Saiki Tam Olarak Açıklanamayan Bir Sözün Kusur Olarak Kabul Edilmesi Mümkün Olmadığından Davacının İddiaları İspatlanmış Sayılamaz-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/6543 Esas 2024/4164 Karar 03/06/2024   “Davacı kadın, erkeğin kendisine fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını iddia ederek boşanma davası açtığı, İlk Derece Mahkemesince davanın ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş olduğu, davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabul edildiği görülmüştür. 6100…

Mahkemece Başkaca Bir Talep Gerekmeksizin Re’sen İflas Hükümlerine Göre Terekenin Tasfiye Edilmesi Gerektiğinden Alacaklının Duruşmaya Katılmadığı Gerekçesiyle Takipsizlik Nedeniyle Davanın Açılmamış Sayılmasına Karar Verilemez-Yargıtay Kararı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1341 Esas 2024/3136 Karar 03/06/2024   “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 612 nci maddesinde, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, tasfiye sonunda arta kalan bir değer varsa bunun mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceği öngörülmektedir. Buradaki “en yakın mirasçılar” kavramıyla anlatılmak istenen,…

Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılan Davada, Davacının Belirli Olan Alacağının Bir Kısmını Dava Ettiği, Yapılan Islahla Davanın Tam Dava Haline Getirildiği Gözetildiğinde Davanın Kısmi Dava Olarak Açıldığının ve Akabinde Islahla Tam Davaya Dönüştürüldüğünün Kabulü Gerekir-Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1236 Esas 2024/4586 Karar 03/06/2024   “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değer belirtmek suretiyle belirsiz alacak…

Çalışma Dönemi İçerisinde Kiralananın Kullanılmaya Devam Edilip Edilmediği, Bu Süre İçerisinde Kiranın Ödenmesinin Gerekip Gerekmediği Gibi Hususlar Genel Mahkemede Yargılamayı Gerektirmektedir-Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/932 Esas 2024/380 Karar 10/07/2024   “Taraflar arasında varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmayan 28.09.2015 tarihli kira sözleşmesinin 12 nci maddesi “Binada mücbir sebeplerle meydana gelebilecek deprem, dışarıdan gelecek yangın, su baskını ve benzeri afetler ile binanın yapımından kaynaklanan zararlar kiralayan tarafından giderilerek, kullanılır hale getirilecektir. Bu süre için kira ödemesi yapılmayacaktır. Binanın…

Tahkikata Yönelik Bozma Yapılmadığı Halde Bu Husus Nazara Alınmadan Usuli Kazanılmış Haklara Da Riayet Edilmemesi Ve Islaha Geçerlilik Tanınması Hukuka Aykırıdır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/3456 Esas 2024/4198 Karar 04/06/2024   “Dairemizin 21.03.2022 tarihli ilamıyla kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakasının az olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında davacı kadın yoksulluk nafakasına ilişkin talebini 04.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile aylık 3.000,00 TL olarak artırdığını bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına…

Döviz Cinsinden Belirlenen Kira Bedeli Usulünce Türk Parası Olarak Yeniden Belirlenmeli ve Bu Belirleme Esas Alınarak Kiraya Verenlerin Talep Edebileceği Kira Alacağı Hüküm Altına Alınmalıdır-Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/3327 Esas 2024/1216 Karar 20/03/2024   “Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, döviz cinsinden belirlenen kira bedeli usulünce Türk parası olarak yeniden belirlenmiş ve bu belirleme esas alınarak davacı kiraya verenlerin talep edebileceği kira alacağı hüküm altına alınmış ise de; davalı şirket tarafından davaya konu edilen dönemde kira bedelinden daha fazlasının ödendiği…