Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
2023/1885 Esas
2024/2910 Karar
24/09/2024
“Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan nama ifaya izin, şerhin terkini, yeni şerhin tescili ile taşınmazın teslimine ve olmadığı taktirde sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan zararın tazminine ilişkin olup ilk derece mahkemesince dava türü itibarıyla dava açılmadan önce arabulucuya müracaat edilmesinin dava şartı olduğundan bahisle davanın davalı F1 İnşaat Ticaret ve Yayıncılık A.Ş yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Davanın 7155 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen 5/A maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Bahse konu maddeye göre 6102 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Somut olayda; 6100 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesiyle düzenleme altına alınan davaların yığılması durumu söz konusu olup, nama ifaya izin, şerhin terkini, yeni şerhin tescili ile taşınmazın teslimi ve zararların tahsili olmak üzere birden çok talebi içermektedir. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tahsil davası arabuluculuğa tabi ise de nama ifaya izin, şerhin terkini ile yeni şerh konulması ve taşınmazın teslimine ilişkin dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bir alacak ya da tazminat davası olmadığından arabuluculuğa tabi değildir.
Bu durumda arabuluculuğa tabi olmayan bir dava ile birlikte açılan tazminat davası da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağından aksi yöndeki mahkeme gerekçesi isabetli görülmemiştir. Şu halde İlk Derece Mahkemesince davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı gözetilerek işin esasına girilerek taraf iddia ve savunmaları değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş açıklanan nedenle ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür.”

