Yargıtay 2.Hukuk Dairesi
2021/7039 Esas
2022/3468 Karar
12/04/2022
“Somut olayda, ilk derece mahkemesince ve bölge adliye mahkemesince bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği gerekçesiyle davalı-davacının ıslah talebi yönünde reddine karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, işbu birleşen dava 06.12.2017 tarihinde açılmış olup HMK 107. maddesi gereğince dava dilekçesindeki talep belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan, davaya belirsiz alacak davasına ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir. Davalı-davacı kadın vekili, dava dilekçesinde “tespit edilecek bedelin sonradan artırılmak kaydıyla fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00TL alacağın tahsilini” dava etmiş, daha sonra 16.07.2020 tarihli harcını yatırmak suretiyle sunduğu dilekçesinde “fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla toplam 166.684,62TL alacağın tahsilini” istemiştir. 23.03.2021 tarihli 3 nolu celsede taraf vekilleri ıslah taleplerinin olduğunu beyan etmişler, mahkemece ara kararla HMK 176 gereğince bir kez ıslah yoluna başvurulacağı gerekçesiyle taleplerin reddine karar verilmiştir. Mahkemece, davalı-davacı tarafından sunulan 16.07.2020 tarihli dilekçe ıslah dilekçesi kabul edilmiş ise de, dava tarihi itibariyle dava belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan 16.07.2020 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi değil, talep belirleme dilekçesi olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece, davalı-davacının talebinin yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.”

