Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2022/403 Esas
2022/832 Karar
02/06/2022
“Somut olay incelendiğinde; alacaklı vekili tarafından borçlu … aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinin kesinleşmesinden sonra alacaklı vekilinin 18.03.2011 tarihli talebi üzerine İstanbul Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğüne birinci haciz ihbarnamesi gönderilmiştir. Birinci haciz ihbarnamesinin 04.04.2011 tarihinde tebliği üzerine İstanbul Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğünün 11.04.2011 tarihli cevabında “…İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının borcu olan 24.572,70TL emanet hesabımızda bekletilmekte olup banka şubeniz ve ıban bilgilerinize ulaşılamadığından hesabınıza aktarılamamıştır. Banka şubeniz ve ıban numaranız bildirildiğinde ödemenin yapılacağı…” bildirilmiştir. İcra müdürlüğünce 22.06.2011 tarihli yazı ile IBAN numarasının bildirilmesi üzerine İstanbul Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğü tarafından 27.06.2011 tarihinde icra dosyasına 24.830,14TL gönderilmiştir.
Borçlu vekilinin haczedilmezlik şikâyeti ile icra mahkemesine başvurması üzerine icra mahkemesince borçlunun İstanbul Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğü nezdindeki hesaplarının incelenerek hesapta bulunan paraların nereden tahsil edildiği ve ne amaçla yatırıldığı ve paraların niteliğinin neler olduğu, hesabın karma hesap olup olmadığı hususun incelenmesi bakımından bilirkişiye 27.11.2013 tarihli yetki belgesi verilmiştir. İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğünce bilirkişiye verilen 09.12.2013 tarihli cevap yazısı “…4706 sayılı Kanun’un 5. maddesine istinaden hazine taşınmazlarının satışından elde edilen tutarlardan söz konusu yasaya istinaden ayrılan paylardır…” şeklindedir. İcra mahkemesince alınan 11.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda borçlu belediyenin İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü nezdindeki hesap hareketlerinin incelendiği, hesaba 27.07.2007 tarihinde 85,50TL ilaç katılım bedeli, 28.08.2007 tarihinde 105,75TL %20 Eczane, 13.11.2007 tarihinde 3.159,84TL Enver Arslan-Ayhan Koç ort., 09.06.2008 tarihinde 1.037,43TL Temsil Heyeti Yolluğu adı altında paralar girdiği, hesabın havuz hesabı olduğu, borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılmasının haczedilmezlik hakkından feragat olarak kabul edilmesi gerektiği, haczinin mümkün olduğu bildirilmiştir.
İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğünün 09.12.2013 tarihli yazısından şikâyete konu haczedilen paranın 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesine istinaden Hazine taşınmazlarının satışından elde edilen paralardan borçlu belediyeye ayrılan paylar olduğu anlaşılmaktadır. Şikâyete konu hesap borçlu belediyenin İstanbul Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğü nezdindeki emanet hesabı olup, banka hesabı gibi belediyenin tasarrufu ile açılan bir hesap değildir. Dolayısıyla borçlu belediye tarafından haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılmasından söz edilemez. O hâlde borçlu belediyenin İstanbul Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğü nezdindeki emanet hesabında bulunan bu para vergi hükmünde olduğundan haczedilmezlik şikâyetinin kabulü gerekir. Hâl böyle olunca direnme kararının yukarıda açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir.”

