Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2022/5215 Esas
2023/4065 Karar
20/09/2023
“Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.04.2017 tarih ve 2017/1-1201 Esas, 2017/716 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; yargı harcı devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete ondan yararlananların katkısıdır. Kanunla açıkça yargı harçlarından muaf olduğu veya işleminin müstesna olduğuna ilişkin düzenleme yapılmamış olan herkes, bu harçları ödemekle yükümlüdür.
Somut olayda, davacının dava dilekçesinde sözleşmenin iptali ile düğünde takılan ziynet eşyalarının ve paranın aynen, mümkün olmaması halinde bedelinin iadesine yönelik iki ayrı asli talebini ileri sürdüğü, ancak sadece hükmedilmesi istenen ziynet miktarı (2.000,00 TL) üzerinden başvurma ve nispi karar harcı ödenmek suretiyle davanın açıldığı, daha sonra düğünde takılan para yönünden de (10.000,00 TL) harcın tamamlandığı, son olarak da ziynet yönünden artırılan miktar (111.909,99 TL) yönünden harcın tamamlanmasına rağmen, sözleşmenin iptali istemi yönünden harcın tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Kanuna göre, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun Mahkemece kendiliğinden gözetileceğini ve aynı Kanun’un 32 nci maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını düzenlenmiştir. Hâl böyle olunca, Mahkemece, sözleşmenin iptali talebinin ayrı bir dava olduğu ve işbu talep yönünden ayrı başvurma ve karar harcı alınmadan yargılamaya devam edilemeyeceği gözetilmeksizin, yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

