Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2024/501 Esas
2024/415 Karar
12/09/2024
“Ceza usul hukukundan farklı olarak medeni usul hukuku sistemimizde mahkemelerce verilen nihaî bir kararın talep olmaksızın kanun yolu incelemesine gönderilmesi imkânı bulunmamaktadır. Olağan kanun yolları açısından direnme kararları da tıpkı diğer nihaî kararlar gibi ancak ilgili tarafın başvuru için kanunda öngörülen süre içerisinde talepte bulunmasıyla istinaf veya temyiz merciince incelenebilirler. 6100 sayılı Kanun’un 364/1-ç bendinde de kanun koyucu temyiz dilekçesinin içeriğini açıklarken “Yargıtayın bozma kararı üzerine, bozmaya uygun olarak ilk derece mahkemesince verilen yeni kararın veya direnme kararına karşı temyizde direnme kararının, hangi mahkemeye ait olduğu, tarihi ve sayısı” şeklindeki düzenlemeyle direnme kararına yönelik bir temyiz dilekçesinin ne şekilde hazırlanması gerektiğini belirlemiş, yine 373 üncü maddenin 5 inci fıkrasında “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir” şeklindeki düzenlemeyle nihaî karar direnmeye ilişkin de olsa ancak tarafın temyiz isteminin bulunması hâlinde incelenebileceğini tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıkça ortaya koymuştur.
Dolayısıyla bir kararın Yargıtay tarafından incelenebilmesi için taraflardan birinin süresinde temyiz dilekçesi sunarak kararı temyiz etmesi gerekir. Temyiz talebi olmadığı sürece mahkeme temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyayı kendiliğinden Yargıtaya gönderemez. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 20.06.1962 tarihli, 1962/6-72 Esas, 1962/28 Karar sayılı kararında da ısrar (direnme) kararlarına karşı taraflardan biri temyiz yoluna başvurmadıkça mahkemenin resen dosyayı Yargıtaya gönderme yetkisinin bulunmadığı açıkça vurgulanmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre direnme kararının davalı idare vekiline 21.01.2023 tarihinde tebliğ edilmesiyle başlayan iki haftalık temyiz süresi 06.02.2023 tarihinde sona ermiştir. Hâl böyle olunca ilk derece mahkemesince verilen direnme kararının davacı vekili ve davalı idare vekiline 21.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde temyiz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla davalı idare vekilinin 11.03.2024 tarihli temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.”

