Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
2024/1322 Esas
2024/2245 Karar
29/04/2024
“Islah, taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir (HMK m.176, HUMK m.83), (Prof.Dr.Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, B.6.C.IV, İstanbul 2001, s 3965). Islah müessesesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkandır. Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapılabilmektedir (Saim Üstündağ: Medeni Yargılama Hukuk, C.I-II, B.5, İstanbul 1992, s534). Islahın konusu tarafların yapmış oldukları usul işlemleri olduğu için, gerek öğreti gerekse Yargıtay uygulaması, ıslahla davanın değiştirilebileceğini ve genişletilebileceğini, aynı şekilde savunmanın genişletilebileceğini ilke olarak kabul etmektedir.
Islahın amacı, yargılama sürecinde, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır. Maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemleri, ıslahla düzeltilemez. Çünkü ıslah, yargılama hukukunun şekle ve süreye bağlılığından kaynaklanan zımni hak kayıplarının telafisi için öngörülmüş bir müessesedir.
Davanın tamamen ıslahı durumunda, dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılmasını gerektirir (HMK m. 179). Gerek öğretide gerekse yerleşik yargısal kararlarda, davanın tamamen ıslahında yeni bir dava açılmamış sayılacak, tamamen ıslah edilen dava ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan, bunun doğal sonucu olarak, zamanaşımı, hak düşürücü süre, ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre dikkate alınacaktır. Onun için davanın tamamen ıslahında ıslah olunan dava, ilk dava gününde açılmış sayılacaktır.
Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davacının öncelikle ecrimisile ilişkin icra takibinde itirazın iptali isteğinde bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak, davacı vekilinin 03.03.2022 tarihli dilekçesinin incelenmesinde, davasını açıkça “853.268,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili” şeklinde ıslah ettiğini bildirdiği, bu şekilde davasını tam ıslah ederek isteğini ecrimisile dönüştürdüğü anlaşılmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesinin davanın ıslah edilmiş hali ile yapılması gerekirken, davacı tarafça tam ıslah yapılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.”

