Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2016/2323 Esas
2021/213 Karar
04/03/2021
“Somut olaya gelince; nispi karar ve ilam harcına tabi eldeki davada davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu dava dilekçesinde 500TL olarak talep ettiği kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatları ile fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili ve resmi tatil alacaklarını 15.10.2012 tarihli ıslah beyanı ile 19.729,37TL arttırmış ise de ıslah harcının yatırılmadığı ancak 15.10.2012 tarihli duruşmada davacı vekili tarafından ıslah edilen miktar üzerinden eksik harcı yatırmak üzere süre talep edildiği, mahkemece süre verilmediği ve devamla ıslahla arttırılan miktarlara hükmedildiği anlaşılmış olup ıslah harcı ise tahkikat tamamlanıp kararın verildiği 28.05.2015 tarihinden sonra, gerekçeli kararın yazım tarihi olan 02.06.2015 tarihinde tahsil edilmiştir.
Açıklandığı gibi, ıslah ile dava değerinin arttırılması halinde artan değer üzerinden karar ve ilam harcının (ıslah harcı) tamamlanması için mahkemece davacı vekiline süre verilmesi ve harcın yatırılmaması durumunda dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak mahkeme tarafından harcın tamamlanması için belirtilen işlemlerin yapılmadığı bizatihi davacı tarafından harcın ikmali için süre istendiği halde mahkemece süre verilmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle davacının kusurunun bulunmadığı, harcın tamamlanması için talep edilen sürenin mahkeme tarafından tanınmadığı dikkate alındığında davacıya sorumluluk yüklenmesi hakkaniyetle bağdaşmayacaktır. O hâlde, harcı ikmal edilmiş ıslaha itibarla alacakların hüküm altına alındığı direnme kararı yerindedir.”

