Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
2020/190 Esas
2020/1382 Karar
03/02/2020
“Mahkemece, maddi ve manevi tazminat alacağına ilişkin açılmış bir dava olmadığı halde, ıslah dilekçesi dikkate alınarak, maddi ve manevi tazminat alacağının reddine karar verilmesi yanlıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 187. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunu değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur.
Islah ile dava konusu olmayan bir istemin dava kapsamına alınması mümkün değildir. Bu sebeple, “davacının ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere, maddi ve manevi tazminat alacağına ilişkin ıslah isteminin reddine” şeklinde karar verilmesi gerekirken, anılan alacağın reddine karar verilerek, söz konusu ıslaha bu açıdan değer verilmesi doğru bulunmamıştır.”

